İNSANI ZORLUKLAR BÜYÜTÜR

Hazırda oxunan: İNSANI ZORLUKLAR BÜYÜTÜR

91472
(Ganire Paşayeva,"Allah,seven kalplerdedir" kitabından)

Her zaman güçlü olmak istedim, ulu Yaratan beni güçlendirmek için zorluklar gönderdi. Müdrik olmayı istedim, ulu Yaratan bana halletmem için karmaşık meseleler yolladı. Başarılı olmayı istedim, ulu Yaratan bana çalışmam için akıl, zekâ ve kudret verdi. Cesaret istedim, ulu Yaratan bana üstesinden gelmem gereken sorunlar gönderdi. Sevgi istedim, ulu Yaratan bana, yardımcı olmam için gariban, çaresiz insanlar yolladı. İyilik istedim, ulu Yaratan bana, iyilik yapmam için nice fırsatlar sundu.
İstediğim her şeyi elde edemedim, fakat ihtiyaç duyduğum her şeyi elde ettim. Bazı aileler büyüyen çocuklarının geleceği için, ne yazık ki doğru bir yol seçmiyorlar. Aileler, zenginleştikçe, evlatlarının hiçbir zorlukla karşılaşmaması için çalışıyorlar. Onlar hiçbir zorluk çekmeden büyüyor ve belki de bu aileler evlatlarının geleceği için çok büyük sorunlar yarattıklarının farkında bile olmuyorlar. Aileler tarafından şımarık büyütülen çocukların Allah tarafından çok büyük çilelerle imtihan edileceklerini bilselerdi, belki de evlatlarını Budist Prensleri gibi her türlü sıkıntıya, zorluğa göğüs gerecek şekilde terbiye ederlerdi, diye düşünüyorum... 
Bu hikâyeyi çok seviyorum ve herkesin okumasında büyük yarar olduğunu düşünüyorum...
“”¦Bir gün bir adam, ipekböceğinin kozasında küçücük bir delik görür ve oturup saatler boyunca, küçücük bir kelebeğin, bu ufacık delikten çıkmak için sarf ettiği çabayı izler. Bir an, kelebeğin o küçücük delikten çıkmak için gösterdiği kararlılıktan vazgeçtiğini; kelebeğin elinden gelen her şeyi yaptığını ve artık yapabileceği hiçbir şeyin kalmadığını düşünür... Bu nedenle de adam kelebeğe yardım etmeye karar verir. Eline küçük bir makas alıp kozadaki deliği büyütmeye başlar. Böylece kelebek kolayca, fazla çaba sarf etmeden, fazla bir zorluk çekmeden, kozanın içinden çıkar. Lakin kelebeğin bedeni kuru ve küçük kanatları büzüşmüş hâldedir. Adam izlemeye devam eder, çünkü her an kelebeğin kanatlarını açacağını ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini ümit eder. Ama onun düşündükleri olmaz! Kelebek hayatının kalan kısmını zayıf bir beden ve büzüşmüş kanatlarıyla, yerde sürünerek geçirir. Ne kadar çalışsa da uçamaz. Adam iyi niyetli ve yardımsever olmasına rağmen anlamadığı tek şey kozanın, tabiatın kanunları gereği dar olması gerektiği ve buna karşılık kelebeğin dar bir delikten çıkmak için büyük bir çaba göstermesi gerektiğiydi. Evet, zorluktan kurtulmak için sarf edilen çabalar... Ulu Yaratan”™ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede de kozanın darlığından kurtulduğu anda, onun uçmasını sağlamak için seçtiği yol buydu. Bazen hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey, sarf etmemiz gereken çabalardır. Eğer ulu Yaratan hayatta herhangi bir çaba sarf etmeden ilerlememize izin verseydi, o zaman hepimiz de, bir anlamda sakat kalırdık. O zaman, gerektiği kadar güçlenemezdik ve asla uçamazdık. 
Bence, kelebeğin kozadan çıkış hikâyesi, düşünmemiz için güzel bir hikâyedir. Ama en güzeli tabiattaki bu oluşumu, doğal olarak izlemektir. Buna imkânı olan dostlara, mutlaka bu harika süreci izlemelerini tavsiye ediyorum...
© Materiallardan istifadə edərkən hiperlinklə istinad olunmalıdır.
Mətndə səhv varsa, onu qeyd edib ctrl + enter düyməsini basaraq bizə göndərin.

XƏBƏR LENTİ

Xəbərin mətnində orfoqrafik səhv var

Qeydinizi daxil edin